Film Müzikleri Hakkında Bilgi

Durma Sende Paylaş!

Film müziği

Daha sessiz sinema döneminde (1895-1927), hareketleri yorumlamak için olduğu kadar projeksiyon makinelerinin gürültüsünü bastırmak için de müzik gerekliydi. Çoğunlukla, bir piyanist tanınmış eserlerden bölümleri (Beethoven ve Wagner’in uvertür temaları, Schubert’in senfonileri, Grieg’in melodileri…) yorumlar veya peş peşe çalardı. Buna karşılık büyük salonlardaki sinema orkestraları, elli kadar müzisyenden oluşabiliyordu.

Sonra birkaç özgün film müziği (Saint-Saëns’in Le Bargy ve Calmettes’in «Guise Dükünün Öldürülmesi» [Assassinat du duc de Guise] için yaptığı müzik, 1908), savaştan sonra da Honegger (Abel Gance’ın Tekerlek’i [La Roue] için, 1923) veya Satie’nin (René Clair’in «Perde Arası» [Entr’acte] için, 1924) en ünlü partisyonları geldi.

film-muzikleri-hakkinda-bilgi Film Müzikleri Hakkında Bilgi

İlk sesli film (Crosland’ in «Caz Şarkıcısı» [The Jazz Singer], 1927) şarkıcı Al Jolson’u meşhur etti. Ve çok geçmeden, Maurice Jaubert (René Clair’in «14 Temmuz»u [14 Juillet], 1932; Marcel Camé’nin «Tuhaf Bir Dram» [Drôle de Drame], 1937…) gibi bazı müzisyenler çalışmalarının önemli bir bölümünü film müziğine ayırmaya başladılar.

Müzik sinema alanında hızla çok çeşidi işlevlere büründü: atmosfer yaratma, öyküleme, birleştirme, karşıtlıkları vurgulama, yeniden ortaya çıkışları kolaylaştırma ve anıları yüzeye çıkarma… Yönetmenlerle besteciler arasında bazı çok önemli ortak çalışmalar gerçekleşti (Ayzenştayn ve Prokofyev’in Şimal Hücum Taburu [Aleksandr Nevski, 1938] ve Korkunç İvan’daki [ivanGrozni, 1945] işbirliği gibi). Ama sesli film tarihi beklenmedik veya verimli başka deneylere de sahne oldu: Norman McLaren 1955’te boş film üzerine çizilmiş bir sentetik müzik denemesinde bulunurken, Michel Fano, film müzikleriyle müzikal olduğu kadar ikonografik eserler gerçekleştirmeye çalıştı.

Pek çok film müziği sinema salonlarının dışında da büyük bir ü- ne kavuşmuştur; bunlara örnek olarak İngiliz Richard Addinsell’in «Tehlikeli Ay Işığı» (Dangerous Moonlight, 1951) için yazdığı Varşova Konçertosu veya John Huston’ın Kırmızı Değirmen’i (Moulin Rouge, 1953) için bestelenmiş olan, Georges Auric’ın aynı adlı şarkısı verilebilir. Günümüzün sinema için beste yapan en ünlü müzisyenlerinin başında, İtalya’da Ennio Morricone ve Nino Rota, Fransa’da ise Maurice Jarre ve Michel Legrand gelmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.