Kaç Gün Sigortam Var

Sigortalı olarak çalışan kullanıcılarımız kaç gün sigorta yatmış merak ediyorlar. Sigortam ödeniyormu çalıştığım günlerin primleri yatırılıyormu öğrenmeniz için uygulamanız gereken adımları anlatıyoruz.

Sigortanızın ödenip ödenmediğini 3 şekilde öğrenebilirsiniz biz size en basitinden en detaylı olanına kadar anlaşılır bir dille anlatarak yönlendireceğiz.

  • T.C Kimlik NO ile Sigortam Yatıyor Mu Öğrenmek için Tıklayınız

Bu basit sorgulama ile son 12 aylık döneme ait şahsınıza ait yatıran sigortam primleri sadece T.C kimlik numaranızı yazarak görebileceksiniz.

  • Nufüs Kağıdını Bilgilerinize Göre Detaylı Öğrenmek için Tıklayınız

T.C. kimlik numarasının yanında nüfusa kayıtlı olduğu il/ilçe, cilt no gibi herkes tarafından bilinemeyecek özel bilgilerin girilmesi gerekiyor bu sayede detaylı olarak sigortam ödeniyor mu sorusuna cevap alabileceksiniz.

  • e-Devlet Üzerinden Sigortam Yatıyor Mu Öğrenmek için Tıklayınız

Eğer ki PTT’den daha önceden e-Devlet şifresi satın aldıysanız sisteme T.C no ve şifrenizle giriş yaparak sigortam yatıyormu sorusuna cevap alabilirsiniz.

kac-gun-sigortam-var Kaç Gün Sigortam Var
Kaç Gün Sigortam Var

SİGORTA PRİMLERİ HEMEN GÖZÜKMEZ

Sigorta primleriniz ay sonundan ay sonuna hizmet dökümüze ekleniyor. Kesin olarak sigorta priminizin yatıp yatmadığını öğrenmek için ay sonunu beklemelisiniz.

Örneğin; Mart ayı ssk primlerinizin yatıp yatmadığını Nisan ayı sonunda görebilirsiniz

Yeni işe girenler sigortanızın kontrolünü hemen yapamazsınız. Çünkü ödeme ve bildirim çalıştığınız ayı takip eden ayın 23. ünde verilir .

Örneğin; 01.03.2014 de işe giren bir kişinin bidirimleri 23.04.2014 e kadar yapılma süresi var işveren son gün 23.04.2014 de bildirimde bulunmuşta olabilir. Dolayısı ile ayın 24. ü ve sonrası yapacağınız sorgulama bir önceki ayı gösterir.

Kaç gün sigortam var, başladı mı yada sgk sorgulama işlemleri ile ilgili merak ettiklerinizi bize sorabilirsiniz.

Edebi Metin Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Edebi metin ve özellikleri nelerdir? Edebi metin nedir, kısaca vikipedi bilgi aktarıyoruz. Edebi metinlerin özellikleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Edebi metin nedir?

İnsanların iç dünyasında zevk uyandırmak ve onları etkilemek için ortaya konulan edebi yazılardır. Şair ve yazarlar bu etkiyi gerçekleştirmek için kelimeler üzerine yoğun ve derin anlamlar yükler, kimisi şekil açısından bunu yakalamak ister kimi de anlam açısından.

Edebi metinlerde amaç sadece anlamları sunmak değil aynı zamanda kişiyi etkilemek amaçların en başında gelir. Şair ve yazarlar hayal dünyasını düşünceleriyle yoğunlaştırır ve bunu yazıya döker. Edebi metinleri anlamak için söz ve terkipler, edebi tarzlar hakkında ön bilgiye sahip olunmalıdır yoksa işin içinden çıkılamaz. Çünkü okur ilk okuyuşunda anladığını ve keyif aldığını sanar ama işin aslı görünüşte ki gibi değil kelimelerin içine gizlenen derin düşüncelerdir.

Bir başka ifadeyle edebi metin, duygu düşünce ve hayallerin insanda heyecan ve hayranlık uyandıracak şekilde ve estetik bir yapı içinde söylenmesi ve yazılması ile oluşan edebiyat ürünlerine denir.

edebi-metin-nedir-ozellikleri-nelerdir Edebi Metin Nedir? Özellikleri Nelerdir?
Edebi Metin Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Edebi metinlerin özellikleri

  • İşlenmiş bir dil ve anlatımla oluşur.
  • İnsanda güzel duygular,hayaller ve zevkler uyandırır.
  • İnsanın duygu düşünce ve hayallerini besler.
  • Ait olduğu toplumun sosyal ve kültürel özelliklerini taşır.

Edebi Metin Nedir Özellikleri Nelerdir Bu Konuyla İlgili Sorularınızı Aşağıdan İletebilirsiniz.

Öznel Ve Nesnel Cümleler

Öznel cümle nedir? Nesnel cümle nedir? Öznel ve Nesnel Cümlelere örnekler ile beraber konu anlatımı kısaca verilmiştir.

Cümleler, yansıttığı düşüncelerin özelliklerine göre “öznel” ve “nesnel” olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bazı cümleler, herkesin kabul ettiği; kimsenin itiraz edemeyeceği genel geçer doğruları ifade etmektedir. “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.” örneğinde, dünya üzerindeki kimsenin itiraz edemeyeceği bir “olgu” ifade edildiğinden, bu cümle “nesnel“dir. Fakat “Türkiye’nin en güzel şehri Ankara’dır.” cümlesi, bir “görüş” belirtmektedir. Çünkü bu düşünceye çok kişi itiraz edip, “Hayır, bence…” ile başlayan binlerce ifadeyi dile getirebilirler.

Bence” ile başlayan cümleler, “öznel” anlatımın tipik örneğidir. Öznel ve nesnel yargılı cümleleri ayırt ederken, yapmanız gereken yalnızca cümleye “Acaba ben buna itiraz edip, bence öyle değil böyledir gibi bir yanıt verebilir miyim?” şeklinde yaklaşmaktır. Bu yaklaşım, cümlenin genel geçer bir olguyu mu yoksa kişiden kişiye değişen bir görüşü mü dile getirdiğini ortaya koyacaktır.

oznel-ve-nesnel-cumleler Öznel Ve Nesnel Cümleler
Öznel Ve Nesnel Cümleler

Şimdi öznel ve nesnel yargılı cümleleri ayrıntısıyla işleyelim:

Öznel Yargılı Cümleler: Öznede, yani söz söyleyen kişide oluşan; nesnelerin gerçeğine değil, kişilerin duygu ve düşüncelerine bağlı olan, bu nedenle de kişiden kişiye değişebilen yargılardır. Öznel anlatımda kişi, cümleye kendi duygularını katar, bir yorum yapar. Bu tür yargılar, “bence, bana göre” anlamı taşır.

Nesnel Yargılı Cümleler: Öznenin, yani söz söyleyen kişinin düşünce ve duygularına değil, nesnenin, varlığın kendi gerçeğine dayanan, dolayısıyla kişilere göre değişmeyen yargılardır. Bu tür yargıların, yorum ve değerlendirme içermeme, kanıtlanabilir özellikte olma, herkes için aynı anlamı taşıma, akla ve mantığa dayalı olma gibi özellikleri vardır.

Örnek Cümleler:
– Dostluğun olmadığı yerde insanca hiçbir değerin gelişebileceğine inanmıyorum. (Öznel)
– Oyunda dört kadın, üç erkek oyuncu rol almış. (Nesnel)
– Dostluk, insanın ve insanlığın en büyük, ne yüce değerlerinden biridir. (Öznel)
– Öykünün yanı sıra birçok şiir yazmış, bunlardan bazıları bestelenmiştir. (Nesnel)
– Şairin, sesini daha geniş kitlelere duyurabilmesi için dergilerde daha sık görülmesinde yarar var. (Öznel)
– Köyden kente yapılan göçler her yıl biraz daha artmakta, bu nedenle kentlerde konut sorunu ciddi boyutlara ulaşmaktadır. (Nesnel)
– En iyi tatil, ormanda yapılan tatildir. (Öznel)
– Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldığında 21 yaşındaydı. (Nesnel)
– İyi bir romancı, şiir yazamaz; ama iyi bir şair, roman yazabilir. (Öznel)
– Türkiye Avrupa Topluluğu’na girebilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. (Nesnel)

ÖZNEL CÜMLELER:

* Yeşilliklerin içinde bir dere kenarı, insana huzur verir.
* Bu uçsuz bucaksız deniz, insana yaşamdaki zavallılığını anımsatır.
* Başarılı olmak için, her şeyden önce başarıya koşullanmak gerekir.
* Oltayı atıp saatlerce beklemek bana zaman kaybı gibi geliyor.
* Cahit Sıtkı’nın şiirlerinin tadı başka bir ozanda yoktur.
* Kendisine yapılan iyiliği takdir etmeyecek insan yoktur.
* Sanatçıların çocukluk anılarının anlatıldığı bu kitap herkesin ilgisini çekecek nitelikte.
* Çok iyi bir insandır.

NESNEL CÜMLELER:

* Türkçe alfabede 29 harf vardır.
* Şinasi’nin yazdığı Şair Evlenmesi, Türk edebiyatında ilk tiyatro örneğidir.
* Türkiye’de ilköğretim 7 yıl önce 8 yıla çıkarıldı.
* Zeytinin en çok yetiştiği bölge Ege’dir.
* Bursa nüfus yönüyle Türkiye’nin beşinci büyük kentidir.
* Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun şiir türünde yapıtı yoktur.
* Nurullah Ataç yazılarında “ve” bağlacını kullanmamıştır.
* Ülkemizdeki tiyatro izleyicisi sayısında bu yıl artış oldu.
* Türkiye’nin yıllık ithalatı, ihracatından fazladır.

Öznel Ve Nesnel Cümleler Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Yapabilirsiniz.

Pasarofça Antlaşması Hakkında Bilgi

Pasarofça Antlaşması önemi nedir? Pasarofça Antlaşması nedenleri, sebepleri ve sonuçları ile ilgili bilgi sahibi olabilirsiniz. Pasarofça Antlaşması kimler arasında yapıldı, imzalandı ve maddeleri nelerdir..

Pasarofça Antlaşması, 1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı’na son veren, yukarı Sırbistan, Belgrad ve Banat yaylasının Avusturya’ya; Dalmaçya, Bosna ve Arnavutluk kıyılarının Venedik’e verilmesi, Mora’nın Osmanlılarda kalması gibi maddeler içeren 21 Temmuz 1718’de imzalanan antlaşmadır. Antlaşma Osmanlı sultanlarından III. Ahmed Han (1703-1730) zamanında, Mora-Tuna kavşağında Sırbistan’nın (şimdiki Sırpça adı Požarevec, Almanca adı Passarowitz olan) Pasarofça kasabasında yapıldı.

Avusturya-Venedik Savaşı

Venedikliler, Karlofça Antlaşması hükümleri tamamen ihlâl ederek Karadağ’daki isyanı teşvik edip isyancılara yardım edince ve İstanbul-Mısır seferleri yapan Osmanlı ticaret ve hac gemilerine saldırınca 1715’de Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa Venedik’e savaş ilan ederek Mora Seferi’ne çıktı. Bu seferi Korint, Anapoli, Modon, Koron, Navarin kalelerini fethederek zaferle sonuçlandırdı. Fakat Venedik’in bağdaşığı olan Avusturya sert bir tepki ile Karlofça Antlaşması gereğince Mora’nın Venediklilere geri verilmesini istemesi üzerine, Avusturya’ya da savaş açıldı.

pasarofca-antlasmasi-hakkinda-bilgi Pasarofça Antlaşması Hakkında Bilgi
Pasarofça Antlaşması

Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu Macaristan’a girdi. Petrovaradin Muharebesi’nde Savoy Prensi Eugen komutasındaki Avusturya ordusu Osmanlı kuvvetlerini bozguna uğrattı (5 Ağustos 1716) ve Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa şehit düştü. Bu bozgundan sonra Temeşvar kalesi düştü. Osmanlı ordusunda olan çözülme ile dağınık ve disiplinsiz birlikler Belgrad’a çekildi. Ordunun burada biraz tutunması ile birlikte, Edirne ve İstanbul’da panik ortaya çıktı. Yeni Sadrazam Hacı Halil Paşa ordunun donatım işleri ile meşguldu, ama 1717’deki savaşlar hezimetin boyutunu büyüttü; 18 Ağustos 1717 tarihinde Belgrad düşman eline geçti. Belgrad’dan ta Niş’e kadar yörelerinin Müslüman ve Türk halkı aç ve çıplak Edirne ve İstanbul yoluna düştüler. Yeni sadrazam Tevkii Nişancı Mehmed Paşa altında, ordu Avusturya cephesinde Bosna ve Vidin’de başarılar elde etti. İbrahim Paşa’nın teşebbüsleri sayesinde Avusturyalılarla barış yapılmasının kararlaştırılmasından sonra, 1718’de sadrazamlığa getirilen Damat İbrahim Paşa barış teklif etti.

Antlaşma

Osmanlı Devletini Şıkk-ı sânî Defterdarı (Mâliye Müsteşarı) Silâhtar İbrâhim Efendi başkanlığındaki heyet temsil etti. Pasarofça’da Kont Virmond başkanlığında Avusturya ve Carte Ruzigi başkanlığındaki Venedik heyetlerinden başka, Hollanda temsilcisi Collyer Kontu ile İngiltere temsilcisi Sir Robert Sutton da vardı. İki ay kadar süren konferanstan sonra; Avusturyalılar ile yirmi madde ve bir ilâve, Venediklilerle de 26 madde üzerinden, 21 Temmuz 1718 tarihinde antlaşma imzalandı.

Antlaşmaya göre,

  • Avusturya ile Niş, Banat Dağları ve Transilvanya Alpleri hudut kesildi.
  • Mülteci olarak Osmanlı Devleti’ne sığınan Erdel prensi II. Rákóczi Ferenc ailesiyle beraber Osmanlı-Avusturya sınırında oturmak ve emniyeti sağlanmak şartıyla iade edilecekti.
  • Venedikliler Mora Yarımadası’nı, Korintos ile çevresini, Egin Körfezindeki adaları, İyonya Adalarını, Aya Mavri Adasını ve Girit’te üç iskeleyi Osmanlı Devletine verecekti.
  • İran yoluyla Avrupa’ya gelen tüccarlar, dönüşte Tuna gümrük vergilerinden muaf tutulacaktı.
  • Pasarofça Antlaşması’yla Osmanlı Devleti Avusturya’ya toprak vermesine rağmen, Venedik’ten aldı. Avusturya’ya verdiği toprakları daha sonraki antlaşmalarla, Temeşvar hariç geri aldı.

Pasarofça Antlaşması İle İlgili Bu Konuya Yorum Yapmak İstiyorsanız Alt Kutucuktan Mesajlarınızı İletebilirsiniz.